Lanet

25 Ocak 2012 Çarşamba 0 yorum

Sus pus uzanmak istiyorum yorganımın altında gün boyu,
Kimi zaman yorganı parçalayıp evi yakasım da gelmiyor değil,
Neyse ki hemen geçiyor...
...
Ama izin yok
Ne durmaya
Ne dinlenmeye
Ne oturup sessizliğin sesini bir dakika dinlemeye
Ne yakıp yıkıp geçip gitmeye,
Ne de esip gürlemeye.
...
Bir deli girdap olmuş bu...
Bu
Bu
Bu
Bu siz ne diyorsunuz adına
...
Yaşamak.
...
Almış başını gidiyor,
Dur yavrum bu ne hiddettir, bir sakin ol yetişemiyorum,
...
Diyemiyorum.
Öpüp koklayıp, içme çekip,
...
Yumuşatamıyorum,
Yırtıyorum...
Ağzımı,
Güzel sözler döküyorum önüne
Sağına soluna,
Yine de laf anlatamıyorum.
...
Bir hengamedir her sabahın kör karanlığında yüzüme çarptığım soğuk suyla, kör tıraş bıçağıyla başlıyor,
Gecenin dibine değin gidiyor
Yine de bitmiyor,
Bir gün,
...
Öbürünü
...
Öbürü,
Berikini takip ediyor...
Yetmezmiş gibi beni de dahil ediyor.
...
Bakmayın siz benim havalı ahkam kesişlerime,
Bu öyle bir şey değil.
Hiç olmadı da.
Aslında o da öyle değil de...
Böyle.
Veyahut diğer bir açıdan bakar iseeeeek...
Başka türlü.
Hatta çok başka türlü deyişlerime.
...
Onlar etken olamayışın, hayata karşı sözde eylemi.
Onlar sadece çaresizlikten debelenme.
...
Hiç konuşmak istemeyen bir adamım ben inanın.
Ağzımı açasım bile yok özümde.
Çünkü açınca konuşmaktan çok,
Bağırasım var.
Kapayınca da bu sondu daha da tek laf etmem diyesim.
...
Başımda büyük bir bela,
...
...
Sabah sabah ...
Fırtınanın öfkesi.
Ateşin iradesi.
Tetanın huzuru.
Buyrun tanışın, bir insanın sahip olabileceği en lanetli çelişki,
İşte bu.

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB