Süt?

5 Ekim 2011 Çarşamba 0 yorum
Selam,
Dün ofis masamda oturmuş, tüm dikkatimi yaptığım işe odaklamış vatanım milletim ve kurumsal şirketim için tüm zihinsel ve fiziksel kaynaklarımla çalıştığım bir sırada satış direktörümüz Necla Hanım telaşla yanıma geldi ve Ayla Hanım’ı görüp görmediğimi sordu.( Ayla Hanım’ın masası benim masamın hemen karşısında kalıyor) Kendisini az önce masasından kalkarken gördüğümü söyledim ardından yoğun çalışmalarıma geri dönmek amacıyla başımı önümdeki kağıtlara geri çevirdim.
Necla Hanımsa ikinci soruyu sordu,
-Sence nerededir şimdi, ne yapıyor olabilir?
(Görmüş geçirmişlik bakımından aslında insan deliliğine alışkın olduğumu söylemeliyim. Çok şaşırılması gereken yerlerde bile şaşırmam ama açıkçası bu soru hiç beklediğim bir soru değildi.)
Tam Ayla Hanım’ın su içmiş olabileceğini, dağa kaçma ihtimalinin bulunduğunu ve dağın da malesef yanma tehlikesiyle karşı karşıya olabileceği gerçeğini kendisine belirtecektim ki ödenmesi gereken kredi kartı borçlarımı hatırlayıp daha genel bir cevap verdim.
-Olasılıklar sınırsızdır Necla Hanım, bilemiyorum şu an kendisi nerede ne yapıyor.
Ayla Hanım’ın vazgeçmeye niyeti yoktu, cevabı şu şekilde oldu.
-Bence süt sağmaya gitmiştir.
Bu nokta çok önemliydi sevgili okurlar, diyebilirim ki hayatta neyin ne olduğunu anlamadığım sayılı an yaşamışımdır, bu da onlardan biri oldu.
Süt mü sağmaya mı gitmiştir? Dedim kadın heralde kafayı yedi. Hemen Necla Hanım’ın delirmiş olma ihtimalini düşündüm, pek öyle durmuyordu, sonra şaka yapmış olma ihtimali üzerine yoğunlaştım, valla hiç şaka yapar gibi bir hali de yoktu. O halde geriye tek olasılık kalıyordu.
“Ciddiydi”.
O an omurilik soğanımdan belime doğru ilerleyen bir karıncalanma hissettim. Derhal nasıl bir tepki vermem gerektiği konusunda karar almalıydım. Ama lanet olsun zaman yoktu, ağzımdan ister istemez şu cümle döküldü;
-Iıııı ee evet, evet tabi belki de süt sağmaya gitmiştir kimbilir olabiliyor böyle şeyler.
Bu cevabım üzerine diyalog malesef devam etti.
-Sence nerede sağıyordur?
Allahım sana geliyorum. Orada ben hepten koptum. Sağmak nedir arkadaşlar? Deliricem neresi burası mandırada mıyız? Alplerde miyiz? Milka reklamı mı bu? Bu kadın kimden bahsediyor? Heidi’yi mi soruyor bana? Peter miyim ben? Kova mı lazım? Yüzümü yıkamaya gittiğim sırada ofiste kaçırdığım bir olay mı oldu?
Tam “burada ne dolap dönüyor ulen” şeklinde bağırmak üzereydim ki, evet yine borçlarım aklıma geldi sustum.
Ama her şey bir yere kadardı tabi, daha fazla dayanamadım. İnsanın karşısındaki ister direktör olsun ister padişah anlamadığı muhabbeti bir yere kadar devam ettirebiliyor arkadaşlar. Dedim Ayla Hanım ben sanırım pek anlayamıyorum sizin ne demek istediğinizi.
Hangi kısmını diye sordu.
Dedim zaten çok bir kısmı yok. Açıkçası ben Ayla Hanım’ın nereye süt sağmaya gittiğini bilemiyorum ayrıca neden süt sağdığını düşündüğünüzü de pek şeettiremedim.
Yeni doğum yaptıya o dedi.
O an Zeus’un şimşeği beynime çakı çakı verdi. Eksik parçalar bir bir yerine oturuyordu(sanki çok eksik parça var)
Olabilir miydi? Evet pek tabi olabilirdi. Kadın yeni doğum yapmıştı(dokuz ay kadar olmuştu)
Ayla Hanım masasından kalkarken elinde büyükçe bir çanta vardı. Demek ki bu çantanın içinde süt sağma makinesi vardı. Kadın gerçekten kendini sağmaya gitmişti.
Biliyorum pek çok kişi daha yazının başında durumu hemen anladı ama görüyorsunuz benim için pek öyle olmadı. Bu tabi komik bir örnek ama kim bilir gün içinde başka neler başımıza geliyor da biz farkında değiliz. Biri bir şey söylüyor, belki gerçekten anlamlı ama farkeder mi? Biz algılayamadıktan sonra anlamlı olması neye yarar?
Necla Hanım’a durumu çok fazla çaktırmamayı çalıştım ama sanıyorum o zaten anladı bu işin cahili olduğumu.
Herneyse, evet sonunda olayı kavramıştım ama bu seferde daha önce varlığından haberim olmayan o makinenin çalışma prensiplerini merak etmeye başladım.Gün boyu işi gücü bıraktım düşündüm durdum nasıl oluyor diye.İnternette biraz gezindim araştırdım. Gerçi hala da tam bilmiyorum ama sanırım aletin için memeyi koyuyorsunuz o da bildiğiniz... Çekiyo mu ya da artık ne yapıyosa işte... Sütü sağıyor
Aman neyse tamam vazgeçtim anlatmıyorum çok merak eden varsa açıp internetten detaylarına baksın.
Demem o ki sevgili okurlar görüldüğü üzere öğrenmenin yaşı sınırı yok. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.
Son sözüm şu ki;
Öküz olmayın yeniliklere bilgiye açık olun.
Kendinize iyi bakın kedinizi çok sevin.
Gelecekte görüşmek üzere.

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB