Kadının Güzel Olma Zorunluluğu

2 Ağustos 2011 Salı 8 yorum
Dün akşam bir okuyucumdan e-posta aldım. Adı Burcu. Burcunun sıkıntısı şu arkadaşlar: Cem adında bir çocuktan hoşlanıyor, Cem buna yüz vermiyor(muş), kızımız da çocuğun kendisini sevmesi için ne yapması gerektiğini soruyor. Hemen sordum Burcu’ya güzel biri misin diye(güzel ve görece çirkin kadınlar için başka taktiklerim olduğu için). Kem küm edince anladım ki değil. Biraz kiloluymuş, göbekliymiş, hatta şişko. Kiloyu dert etmemesini söyledim ve asıl bilmesi gerekenleri anlatıp birkaç tavsiyede bulundum. Ancak bu durum aklıma çirkinlik konusunu bir kez daha getirdi.
Bu günün konusu “kadının güzel olma zorunluluğu”:
İşte insanlığın ortaklaşa el ele verip meydana getirdiği bir mükemmel gerçek daha.
“Kadının çirkini değerli değildir, erkeğinse çirkin olması dert değildir. Yeter ki parası olsun.”
Evet gerçekten de hep duyduğumuz kadar basit ve iğrenç.
Ama her ne kadar haksızlık gibi görünse de “kadının güzel olma zorunluluğu” yine kadınların kontrolünde gelişmiş bir durumdur.
Güzel olma zorunluluğundaki ilk sebep;
“Pek çok” kadının obje olmayı seçmesidir. Yo hayır fahişelikten bahsetmiyorum, bahsettiğim şey daha kötüsü: “evlilik”. Daha doğrusu çıkar evlilikleri, bildiğiniz zengin adam güzel kız durumu. Eğer bilmeyen veya daha önce konuyu düşünmeyen süper naif Marslılar varsa aranızda çok söylenmeyen gerçeği hemen belirteyim.
Kadınların pek çoğu güzelliklerini satmaktan çekinmez. Erkekler de satın almaktan.
Günümüzde ve tarihte görüyoruz ki çirkin ama zengin adamlar, güzel kadınlarla birlikte olabilmektedir. Yani “para konuşur”.
Kadın güzelliğini hiç çekinmeden çirkin bir adama verebiliyorken, erkeğin de yakışıklı olma zorunluluğu ortadan kalkar haliyle. Farkettiyseniz bundan daha basit bir denklem yoktur hayatta. Kadınların erkekleri çirkin ama zengin olarak kabul ettikleri hakikati karşısında bunun kadınların bir tercihi olduğunu söylememiz yanlış olmaz sanırım.
Ancak bu noktada istiyorum ki bir sivri zekalı çıkıp şu savunmayı yapsın;
Batu Bey yanlış düşünüyorsunuz.
“Kadınlar güzelliğe önem vermez erkeğin içine, ruhuna bakar.”
Ben de kibarca desem ki:
- Babayı bakar hanımefendi. Çok özür diliyorum daha kibar bir söz bulamadım ama bana bir tane, sadece bir tane çirkin ve parası olmayan güzel kadın kocası gösterebilir misiniz? Tek bir tane. Aa yok mu? Gerçekten mi? Ne ilginç değil mi? Bence öyle. Çirkin ve zengin yüzlercesi varken neden bir tane fakir ama çirkin bulamıyoruz? Yoksa sadece zengin çirkinlerin mi içinde güzellik var? Fakir çirkinlerin içinde bok çukuru mu gizli? Kimbilir belki de ...
Açık söylüyorum tiksiniyorum ve midem bulanıyor ama devam ediyorum.
Kadının güzel olma zorunluluğundaki ikinci sebepse şudur:
“Kadınların başından beri gerçeği gizliyor oluşları”
İnsan olduğunuz gerçeğini hep sakladınız ve hala da pek çoğunuz öyle yapıyor. Bugün bile yanınızda “osurmak” desem eminim ki beni ayıplarsınız, çünkü siz insan değil meleksiniz. Melekler sıçmaz, geğirmez ve osurmaz. Kötü yanları reddetmek kolaydır sevgili insanlık, ama sizi insan yapan şeyleri görmezden gelirseniz başkaları da sizden sözde olduğunuz şeyi bekler. Melek olmanızı, ki onlar hep güzeldir. Hiç düşündünüz mü şu sayacaklarımı baştan yapmasaydınız hayat nasıl olurdu?
Vücut tüylerinizi hiç almamış olsaydınız.
Hiç makyaj yapmamış olsaydınız.
Hiç manikür ne keşfetmemiş olsaydınız.
Sizce erkekler buna şaşırır mıydı? Başka türlüsünü bilmezdi ki yadırgasınlar.
Ama şimdi öyle değil, artık çok geç.Siz en başta melek olmayı seçtiniz.
Kadının güzel olma zorunluluğunun üçüncü sebebi ise;
ırkın ortak aptallığıdır(kadın-erkek). Başta erkek salaklığı olarak baş gösterir sonra kadın desteğiyle sonuca ulaşır. Yaşadığım seneler boyunca farkettim ki pek kafası basan bir ırk değilsiniz. Çoğu zaman değer sıralamasında fiziksel düzgünlüğü ön sıraya koyup gerizekalıları alkışlama ve onlara öykünme eğilimindesiniz. Daha kötüsü bunu çocuklarınıza da öğretiyorsunuz. Bugüne dek nerede kalçası büyük, göğüsleri düzgün kadın gördü erkekler hep içine düştü, kadınlarsa onlara benzemeye çalıştı. Dahası güzellik yarışması düzenleyebilecek kadar da sığsınız.
Yeri gelmişken sormak istiyorum:
Bugün gerçekten inekten daha düşük IQ’ya sahip bir beyin özürlünün internet ortamında göğüslerini açtığı için bilmem kaç bin hayranı var diye şaşırıyor musunuz? Şaşırmayın! Bunu siz yaptınız. Erkeklerin salak olduğuna şüphe yok, ama siz de bunun bir parçası olmayı seçtiniz.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum ki;
kadınların en büyük düşmanı yine kadınlardır. Bu rekabeti sizler yaratıyorsunuz.Güzel olma zorunluluğunu siz kendiniz icat ettiniz. Dünya da sizin tercihlerinize göre şekillendi.
Üzgünüm sizin için artık çirkin olmak diye bir seçenek yok. Hakkınız yok böyle birşeye. Bir spor müsabakasına bile makyajsız çıkmaya hakkınız yok artık. Kilo almaya hakkınız yok. Bakımsız görünmeye hakkınız yok.
Siz melek olmak zorundasınız artık çünkü bir kere bu sözü verdiniz herkese.
Bilen bilir çok güzel bir söz vardır;
Kılıçla yaşayan kılıçla ölür. İşte siz de öyle yapacaksınız;
seçtiğiniz yolda, bu yarattığınız gerçeklikte, o yolun gerektirdiği gibi yaşayıp gerektirdiği gibi son bulacaksınız.
Sözüm pek tabi şişko ve makyajsız olmasına rağmen hala en güzel kedi olan pötürcüğüme ya da “gerçek” kadınlara değil. Sözüm, boyalı paskalya yumurtasına dönmüş, yolda yürümeyi bile tek başına beceremeyen dünyaya bir çift göğüsten ötesini veremeyen satılık mallara ve onlara alkış tutan gerizekalılara.
Kendinize iyi bakın. Görüşmek üzere.

8 yorum:

  • ofpufpof dedi ki...

    haftaya persembeye ertelendi. ikinci psikiyatrist denemem. konusmam gerektiginde konusmalisin. aglaman da yazman da is gormuyo ki

  • TrueForm dedi ki...

    "konusman gerektiğinde konusmalısın" -dinleyen var mı? olsaydı sence piskiyatrist gerekir miydi? bence yazmalısın.

  • ofpufpof dedi ki...

    o tamamen farkli bir mevzu. kizdiginda agiz tadiyla bagirip cagiramamak, derdini anlatamamak farkli. dinlemesi bir seyi degistirmez ki, anlatabildigin tek sey "uhu uhu" oldugu surece. (dinleyen de yok ayri)

  • İçimde Bir Ses... dedi ki...

    Batu neredeyse her kelimesine katılıyorum yazdıklarının. Bu tam bir tavuk yumurta meselesi. Biz binlerce yıl önce mağaraya et getiriyorduk bunu da et ile takas ediyorduk. Bin yıllar geçti değişen tek şey (mağara kafalılar için)terbiye edilmiş soslanmış et için para getiriyor(ki daha fazla sos alınsın).

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB