Ölüm Nasıl Olacak?

27 Mart 2012 Salı 0 yorum


Peki öyleyse, hadi gelin zorlayalım.
Ölmek nasıl olacak?
...
Adını söyleme gereği duymuyorum, bir okuyucu arkadaşım sordu bunu.
Soru hiç garibime gitmedi doğrusu,
Hissetmiş olmalı daha önce çok defa ölüp geri geldiğimi.
Haliyle sorunun cevabını verebilecek yegane kişi benim.
Hazırsanız başlayalım.
...
Lafı hiç dolandırmadan söylüyorum;
Tek başımıza olacak.
...
Öylece bir başımıza ölmek eğer durumun farkındaysak,
Malesef hiç de keyifli olmayacak.
Umarım yalnız olmayacağınızı sanmıyordunuz.
Moralinizi bozmak gibi olmasın ama evet.
Kaçarı yok hepimiz için böyle olacak.
Kalabalıklar içinde böyle bir başımıza dolandığımız gibi,
Aynı o gürültülü kalabalıklar içinde kendi köşemizde yine bir başımıza son bulacağız.
Fakat bahsettiğim yalnızlığı sakın ola çarpıtmayın,
Ben evli barklı olmayacaksınız, yanınızda karınız kocanız çocuğunuz olmayacak demiyorum.
Mutlak yalnızlığımızdan bahsediyorum.
...
Şimdi olduğu gibi,
Giderken de mutlak yalnızlık bizimle olacak.
Nasıl ki “gerçekte” kimse yaşarken sizi anlamıyorsa,
Ölürken de anlamayacak.
...
Üzülecekler tabi.
...
Tabi ki üzülecekler.
...
Ama neden?
Ne için?
...
İşte bu kısım biraz şahibeli.
Şimdi sanıyor olabilirsiniz ki muazzam varlığınızın sonu, tüm dünyanın ortak acısı olacak.
Ya da erken gidişiniz yüzünden size karşı adil olunmadığı düşünülecek.
Tanrı suçlanacak.
Moralinizi bozmak istemem ama bu tarz bir dram yaşanacakmış gibi varsayılsa da,
Yaşanmayacak.
...
Kalanlardan önce gittiğiniz her hangi bir durumda,
Bunun ne zaman olduğunun hiç bir önemi olmayacak.
Hatta eğer çok acı çekmiyorsanız ölürken,
Gerçekte kimsecikler “sizin için” ağlamayacaklar bile.
Sizi sevmiyorlar demiyorum.
Bilemem belki seviyorlardır.
...
Ama bilin,
Kalanlar, kendilerini her zaman gidenlerden daha fazla önemserler.
...
O uçup gitmeye benzeyen hissi...
Yanınızdaki kimse sanmayın ki anlayacak.
Onlar, sizsiz kalan kendileri için delice göz yaşı döküp dövünecekler.
Yüzünüzü bir daha göremeyeceklerini hayal ettiklerinde, param parça olacak yürekleri.
...
Işığınız tam sönmek üzereyken, içlerinde tarifsiz bir telaş belirecek.
...
Yarın sizi çok çok ama çok özlediklerinde,
Asla bilemeyecekler kime sarılacaklarını.
Sonsuz bir korku kaplayacak bedenlerini.
Bir daha sesinizin yankılanmayacağını anladıklarında, gülüşünüzün kaybolup gidişine tanık olduklarında gözleriyle,
bu çıldırtacak onları.
...
Tüm bu kayboluş içinde nefesler o son saniye geldiğinde ister istemez kesilecek.
...
Kalan da,
Giden de kedere boğulacak.
Hala güçleri varsa son bir kez daha bakacaklar birbirlerine.
...
Yaşarken ki gibi olacak aynı..
Sanacaksınız ki aynı şeye üzülüyoruz.
...
Oysa,ölümünüz de yaşamınız gibi sizde saklı kalacak.
Herkes kendi gerçeğini yaşayacak.

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB