Motosiklet Düşmanlığına Dair Gizli Gerçekler

11 Mayıs 2011 Çarşamba 1 yorum

Günaydın, herkese günaydın. Yine bir Çarşamba, yine bir iş günü, yine sıkıntılıyız eminim ama birde iyi yönünden bakın haftayı ortaladık. Bugün sizlere sadece eskilerin bildiği ve yeni nesile açık bir dille söyleyemediği davranışlarıyla gösterdiği bir gerçeğin açıklamasını yapacağım. Konumuz motosiklet düşmanlığı. Sakın konuyla alakanız olmadığını düşünmeyin zira var hemde çok...
Düşmanlığın başlangıcı 1800 lü yıllara rastlar bu yıllarda İskoç mucit Mackmilın (McMillan) henüz pedalı icat etmiş olup bisiklete binme illeti yeni yeni Avrupada beydar olmaktadır.( Daha önceki yıllarda yapılmış dört tekerlekli modeller vardır ancak onlar konumuz dışındadır.) Ancak daha ilk zamanlarda dahi bisiklet kullananlarda bir ipnelik bir gariplik olduğu anlaşılmıştır. Binenlerin hiç bir işi rast gitmemekte, dostları sevenleri gün yüzü görmemektedir. Bu başlangıç dönemini takip eden yıllar içinde bisikletin ilk kez bir islam devletinde kullanılmasıyla ise durumun vahameti anlaşılmıştır. Bisiklet kullanan kişi bir türlü orucunu tam tutamıyor, namazının ortasında bir huzursuzluk içine giriyor namazını tamalayamıyor dolayısıyla islami görevlerini yerine getiremiyormuş. O zamanki alimler konu üzerine çokça düşünmüş olsalarda çözümü bulamamışlar.
Yazımın bu kısmına geçmeden önce şunu belirmeliyim ki konuyla ilgili elimdeki belge çok gizli olup Avrupa güvenlik konseyi denetçilerinin koynuna karı sokulmak suretiyle ele geçirilmiştir.
Yukarıda bahsettiğimiz bisikletin icadı ve kullanımıyla başlayan cenabet durum motosikletin 1900 lü yılların sonuna doğru icadıyla had safhaya ulaşmıştır. O güne değin konunun ciddiyetini bilen ancak adım atmaktan hep çekinen milletler topluluğu için artık hareket zamanı gelmiştir.
Türk, İtalyan, İngiliz ve Japon(tarafsızlık adına birde budist rahip araştırmaya dahil edilmiştir) din adamlarından meydana gelmiş 82 kişilik dev kafilenin ortak çalışması neticesinde bisiklet ve motosiklet araçlarının nasıl ilerlediği su yüzüne çıkmıştır.
Rapordaki paragrafı olduğu gibi yazıyorum:
İki adet... evet doğru duydunuz tam iki adet zebaninin sağ ve sol yandan motosikleti tutmak süretiyle koşar adımlarla ileri gitmesi sonucu momentum kazanan, geri dönüşümsüz(raporda burada ne denmek istediği açık değildir kanımca geri vites olmayışı ele alınmış) karanlık icat. Şeytan arabası. Kullanan kişi ayaklarını yerden çekmek suretiyle kendini karanlık güçlere teslim etmektedir. Kişi de başlıca gözlemlenebilen karanlık emareler haddinden fazla kendine güven ve göt kalkması diye tabir edilen havalı durumdur.
Bu açıklamanın ardından Japonya başbakanı Tomoyoma Hakura, Suzuki, Honda, Yamaha ve Kawasaki motosiklet fabrikalarının derhal kapatılması emrini vermiştir ancak takan olmamıştır. Takan olmayınca da her normal Japon vatandaşı gibi intihar etmiştir. Dolayısıyla olay Japonyada unutulup gitmiştir. Kararı takiben İslam ülkelerinde motosiklet üretiminin hiçbir zaman başlatılmaması mevcut durumda kullananların ise taşa tutulmak suretiyle katledilmesi, trafikte sıkıştırıması fetvası verilmiş olup halen uygulamasına devam edilmektedir.
Rapordaki önemsiz yerleri geçip ortalara geliyorum.
İnatla motosiklete binmek isteyen içinde Tanrı inancı bulunan kişiler için motosikletler sadece İtalyada üretilecektir. Fabrika üretiminin ardından araçlar dönemim papası tarafından vaftiz edilecek olup bu araçlar artık Şeytan etkisi altında olmayacaktır. Ancak vaftiz işlemi için belli bir ek bedel kesilecek, kazanılan para kilise ve şapellerin bakım onarımı için kullanılacaktır.(İtalyan motorlarının pahalı oluşu bu sebeptendir) Bahsi geçen bu kutsanmış motosikletlere binmek din bakımından bir suç teşkil etmeyecektir.
İşte bu yukarıda sizlerle paylaştığım gizli ve bir o kadar karanlık bilgiler insanlığı korkutmamak için hiç bir zaman dile getirilmemiş ancak hal ve tavırlarla gösterilip belli edilmeye çalışılmıştır. Dedelerimizin, babalarımızın motosiklet kullananları sevmeyişi bundandır. Aslen içgüdüsel olarak ta yukarıda din adamlarının bahsettiği cenabet durum anlaşılabilir. Dikkat ediniz bazılarınız yani babası, dedesi tarafından bu nefret aşılanmamış olanlarınız motosikletlileri trafikte sıkıştırıp düşürmek yerine gördükleri anda oradan uzaklaşmayı seçerler. İşte bu, içi iyilik ve tanrı sevgisiyle dolu olan inanan kişinin, içgüdüsel olarak müsibetten uzak durma gücüne işaret eder.
Keza, iyilik timsali kedilerin de motosiklet kullanan kişilerin kucaklarına gelmedikleri rivayet edilir.

1 yorum:

  • Adsız dedi ki...

    Bak işte şeytan aleti şeytaaaan, geç vazgeç bu sevdadan, çarplırsın alim allah :)

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB