Son

17 Temmuz 2016 Pazar 0 yorum

Öncelikle Dünya’da masumiyet kaldığına inanan herkesi kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum. Zira onların hala huzurlu bir yaşam sürebilme ihtimalleri var. Aptallığın mutluluğu getirdiği bir gerçek. Bırakalım  mutlu olabilenler olsunlar.
Geriye kalanlaraysa en samimi duygularımla, pek çok şey için baş sağlığı diliyorum.
En başta yitip giden aklınız sonra ülkeniz ve tabi ki katledilen çocuklarınız için.
Eziyet edilip, dövülen, dün şehit, bugün vatan haini sayılan evlatlarınız için.
Korkarım bizim de pek vaktimiz kalmadı.
O yüzden doğru bir yere gitmemiz gerekiyor. Artık hepimiz biliyoruz buradaki sonumuzu.
Bugün, yarın, önümüzdeki hafta veya bir yıl sonrasını.
Sokakta yan yana yürüdüğümüz o katillerden birinin bizim için de dişlerini bileyeceğini biliyoruz.
Dışarıda birileri var arkadaşlar.
Nasıl yaratıklar olduğunu bilim’in dahi açıklayamadığı. Yumurta, sperm, tezek ve katıksız kötülük karışımı canlılar. Ve o canlılar sizin boğazınızı kestiklerinde cennete gideceklerini sanıyorlar. Sahte peygamberlerinin ıslığıyla kuyruk sallamaya, hırlamaya başlıyorlar. Sizin yerdeki cesedinize tekme atmak için can atıyorlar. 
Saldırmaya hazırlar. 
Peki ne yapmak lazım?
Nereye gitmek lazım? Doğru yer neresi?
Aslında “doğruları” bulmak normal hayatta pek kolay değildir.
Hatta olası bile değildir. 
Şükür ki öyle bir sorunumuz yok bizim.  Neyse ki normal bir şey mevcut değil yaşamlarımızda.
Tamamen sürreal, absürd geçişlerle örülü bir korku filmi içinde yaşıyoruz. Yaşam alanımızın her geçen gün daraldığı, tehdit edildiği tedirgin günlerde.
Tabi her şey bu kadar yanlışken doğruları görmek çok daha kolay oluyor.
O yüzden bakın ne diyeceğim; 
Nereye giderseniz gidin.
Lanet olsun her şeye. Ne olursa olsun. Burası olmasın yeter.
Yanınızda kimin olduğuna da dikkate edin ama. Sayısı azalan gerçek insanlardan birini bulabildiyseniz ne ala. Yok bulamadıysanız da, yolunuz açık olsun. Umarım bulursunuz. Tek başına hayat bundan sonra daha da yorucu olacak zira. 
Zombilerden kaçarmışcasına kaçın. 
Kaçın çünkü kimse kalmadı sizi koruyacak. Kaçın çünkü cehaletlerine, mutlak gücü ve sahte zaferin coşkusunu da kattılar artık. Durmayacaklar.
Kafaları herkesten daha dumanlı. Sarhoş, deli ve acımasızlar. Kaçın.
Gerçi insanlar hisseder zaten yanlış giden şeyleri. 
Hissetmeyen görmeyen de kalmamıştır umarım olanları.  
Öyle bir yer ki burası, komşularınız eli çocuk kanına bulanmış katiller.
Aileniz her gün patlama ve cinayet olasılığı içinde evden çıkıyor. Şansa yaşayıp, şansa yeniden eve girebiliyor.
İçki içtiğiniz için kafanız taşla ezilebiliyor, sigara içtiğiniz için yumruklanıp komaya girebiliyorsunuz.
Öyle bir ülke işte burası. 
Ne denebilir daha fazla bilmiyorum. Bunu istiyorlardı. Başardılar. Hayaldi gerçek oldu evet.
Daha fazla yazamayacağım. Katlanamıyorum olanlara. Ama anladınız sanıyorum ne demek istediğimi. Burayı iyice bir düşünün işte. Sonra daha fazla vakit kaybetmeye gerek var mı oturup konuşuruz.

Zaten hepimiz biliyoruz artık bu filmin sona erdiğini. Karanlık salonda oturup birbirimize bakıyoruz boncuk gözlerimizle. Tek soru var aklımızda.
Çıkıyor muyuz artık... yoksa yazılardan sonra ki bonus sahnesini beklemeye değer mi? 

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB