Bizi Bu Olasılıklar Mahvetti

26 Ocak 2016 Salı 0 yorum


Günaydın,
Nerede okudum tam emin değilim. Ya facebooktaydı ya da instagram'da. Aslında cümleyi tam olarak hatırladığım da söylenemez ama özünde şöyle bir şeydi;
“Olmuyorsa olmasın tamam ama oluyormuş gibi de olmasın” Dört tane olmak mastarından türetilmiş kelime olduğu için başınız hafifçe dönmüş “olabilir”. Sorun değil derin bir nefes alın rahatlayın sanırım kısaca şunu anlatmak istiyordu;
“Bizi mahveden şey, hep bu olasılıklar”
Bugün biraz bunun üzerine kafa patlatmak istiyorum. Doğru bir önerme mi bu acaba? Doğru ve yanlış kelimelerini kullanmaktan da nefret ediyorum o yüzden özür dileyerek düzeltiyorum. Haklılık payı var mı bu cümlenin? Bakalım; Tabi masaya yatırmak için önce bir örnek bulalım. Bir saniyenizi rica ediyorum hemen kafamı sağa sola çevirip ofise bir göz atacağım. Tamam buldum bile. En sevdiğimiz konu olan kadın erkek ilişkilerinden yola çıkalım. Yok hayır çıkmayalım çünkü haksızlık ettiğimi hissediyorum. Bahsi geçecek olan ilişki türü gayet erkek/erkek, kadın/kadın da olabilir. Eşcinsel karşıtı falan değilim zaten konu ilişkiler olduğu sürece kukular pipiler beni ilgilendirmiyor zira hiç birinin bir diğerinden farklı olmadığını biliyorum. Neyse uzatmayalım başlayalım.
Geçen gün arkadaşım anlatıyordu; Bir kızdan hoşlanmış, sosyal medyada günlerce izini sürmüş sonra da bu mecralardan birinde kıza arkadaşlık talebi göndermiş. Bildiğiniz klasik abaza taktiği yani. Kız da kabul etmiş talebi. Bunlar epey bir konuşmuşlar(mesajlaşmışlar demek daha doğru) Ardından diğer mecralarda da ekleşmişler *İşte nefret ettiğim modern çağ uydurması başka bir fiil daha ama kabul edeyim patetik yapısı sebebiyle kullanmaktan keyif de almıyor değilim. Herneyse bunlar instagram o, bu, şu derken epey bir haşır neşir olmuşlar. Ay ne kadar tatlısın ne kadar, güzelsin kelamları ayyuka çıkmış. Bu arada bu olanlar haftasonu olmuş. Derken Pazartesi günü gelmiş sabah bizim oğlan kıza günaydın mesajı atmış. Cevap gelmemiş. Saat ilerlemiş cevap yok. Neyse ki öğleden sonra 14 civarında cık cık diye ses gelmiş telefondan. Bakmış bizim ki günaydın yazıyor ekranda(allah razı olsun)
Diyalog bu noktadan sonra hep bu şekilde ilerlemeye başlıyor yani kesik kesik, senkron olmayan yapıda, kızın cevap vermekten geri durduğu isteksiz bir şekilde. Bir yerden sonra cevaplar tamamen rutine bağlıyor
–Çok yoğunum cevap veremiyorum.(fak of’un latincesi)  Hah dedim bunu duyunca. Bu bir “ani yoğunlaşan” Ben bu türe “ani yoğunlaşanlar” diyorum. Bunlar da kendi içlerinde ikiye ayrılıyorlar. İlk grup aynı anda farklı uğraşlar içinde olduğu için(umarım uğraştan kastım nedir anlamışsınızdır) sohbeti uzatamaz, ilişkiyi ilerletmeye çekinir,  akla ziyan mazaretleriyle kendince mesafeyi korumaya çalışır. İkinci grupsa sözüm ona analizleri sonucunda sizi istemediğine karar verip kapıyı yüzünüze çat diye kapatır. Bu senaryoda bilemiyoruz tam olarak hangisiyle karşı karşıyayız öte yandan şu noktada bu detay bizi çok da ilgilendirmiyor zaten. Sebepten çok sonuçla birlikteyiz.
Yani yalnızız. Yine oluyor gibi oldu ama olamadı. İş güç para pul konularında da bu böyle.
Konu hep umut. Beklenti.  İnsan olarak dış etkilerden bağımsız bir halde bile zaten umut doluyuz. Bir de karşı taraf umudumuzu yeşertince hepten ışık görmüş tavşana dönüyoruz. Çoğunlukla gitmemiz gereken bir yerden gitmeyişimizin sebebi de bu. Bitmeyen umut. Belki sever bizi, belki bu kez yalnzılık biter, belki alırız o terfiyi, belki düzeltme yapılır maaşlarımızda. Ya da... kimbilir belki bu hafta loto bize çıkar, piyango size vurur?  İhtimal yok değil elbette. Ama düşük hem de çok düşük, belki peşinden gidilmeyecek kadar küçük. Peşinden gidilsin ya da gidilmesin diyemem. Bazen o çok küçük olasılıklardır yaşamı değiştiren. Bazen oluyor gibi olur... ama olmaz, bazen de olur. Bu iş böyle.
Ama bazen de herşey öyle açıktır ki; İşte o zaman bilmelisiniz bu önünüzdeki bir olasılık bile değil. Siz bir mucizeyi bekliyorsunuz körü körüne. Seçim her zaman bize ait ama unutmamak gerek; Pek çok insan mucizeleri beklerken yitip gider.
Bizi evet tabi ki bu olasılıklar mahvetti ama o yok edemedi. Olasılıklar mahvedebildiği gibi var da eder. Sizi bir tek görmemeyi seçen gözleriniz yok eder.

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB