Gün İki

20 Aralık 2011 Salı 0 yorum

Komik,
Üç gün öncesine kadar her sabah Beşiktaş'tan Maslak'a işe giderken kullandığım yolda, trafikta türlü öküzlerle türlü ayılarla karşılaşıyordum.
Hele bir tanesi vardı ki ne hikmetse sürekli önüme çıkardı.
Diğerlerine yaptığım gibi az hayvan adam diye sövmedim şahsına.
Oysa iki sabahtır Ahmet Abi diyorum kendisine.
Evet meğer dünlerde her sabah inatla yoluma çıkan sıklıkla beni sıkıştıran adam, bugün benim servis şoförüm olacakmış.
Kader mi diyelim şimdi buna?
Ben de bilemedim.
Yeni iş,
Yeni yol,
...
Gidiş kırk,
Dönüş atmış dakika,
Şu an biliyorum konuşmak için daha erken ama henüz acı verici bir yol deneyimi yaşamadım.
Hatta diyebilirim ki servis de bir başka güzel icatmış.
Eğer benim gibi her sabah yağmur çamur kar demeden motosikletle yollara düşen biri olsaydınız emin olun siz de bunun farkını çok iyi anlardınız.
Sonuçta kontrol sizde olmuyor artık.
Ohh beee bir kere de bırakabilirm kendimi diyorsunuz,
Biliyorsunuz ki Ahmet Abi sizi götürecek.
Bir de gözlerinizi açmışsınız ki Gebze.
Uzak mı?
Hem de nasıl cehennemin dibi.
Kasvetli mi?
Alabildiğine.
Peki değer miydi?
Kesinlikle.
Yo hayır yeni işimle ilgili bir “kesinlikle” değil bu, ilgisi sadece aldığım kararların arkasında durabilmekte.
Hızlı bir adamımdır,
İnsanları ve ortamı tanımaya başladım bile.
Açıkçası çok yüksek beklentilerimde yok bundan sonra, sonuçta her ne kadar devasa büyüklükte olsa da burası da bir başka sıradan ofis varyasyonu.
Sağımda solumda oturanlar da başka çeşit hayatta kalmaya çalışan dünkü gibi insanlar.
...
Belki de bu son cümleyi hiç kurmamalıydım.
Diyorum ya hızlıyım,
İşte size bunun en büyük yan etkisi;
“Hemen bir sonuca varmak”
Oysa nerden bilebilirim ki hepsinin aynı olduğunu?
Bilemem... sadece yine biliyormuş gibi yapıyorum o içimdeki derin ümitsizlikle.
Yapmamalıyım.
Biliyorum,
Bu sabah daha da rahat görüyorum; Hayatımın bu döneminde öğrenmem gereken şey bu.
Biraz yavaşlamak. En azından şu karara varma aşamalarında yavaşlamak.
Başta dedim ya düne kadar Ahmet Abi yoldaki diğer ayılardan farksızdı benim için.
Ama bugün Ahmet abi oldu, şoför Ahmet değil. Sabah en erken servise binen benim haliyle boş zamanımız oldu konuştuk adamla.
Bir kez daha anladım ki bir dinleyen olunca, insanlar mutlaka bir şeyler anlatıyor.
Hepsi de birbirinden farklı.
...
O az önce ettiğim söz vardı ya, geri alıyorum, herkes bağışlasın.
Hayır değil bu çevremdekiler dünkü gibi sıradan insanlar,
Trafikteki servisler gibi aynı; Dıştan beyaz, hantal, uykulu insan taşıyan yorgun araçlar.
Asıl bakılması gerekense içinde kedi gibi uyuyan adamın gördüğü "rüya".
Yeni iş,
Yeni ofis,
Yeni insanlar.
Bakmasını bilene gelsin yeni maceralar.

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB