Orijinal Fikir

24 Ekim 2011 Pazartesi 1 yorum
Dediğim kadar var. Bu bir Pazartesi kabusu.
Hayır hava karanlık ya da çalışma haftasının ilk günü diye değil. Onlar tanıdık bildik şeyler bu kez kabusu yaratan şeyler malesef “orijinal fikirler”.
Hiç bir şey anlamadınız tabi biraz açayım;
Biliyorsunuz dün şirkte olarak Bozcaada gezisindene döndük. İyiydi hoştu güzeldi tamam. Ama bugün tahmin ettiğim şey gerçekleşti. Herkesin gözünde bir ışık yüzünde bir gülümseme. Psikopat olduğumu düşünmeyin mutlu insanlarla bir derdim yok fakat orijinal bir fikir sahibi olduğunu sanan sıradan insanlar beni yoruyor. Sakın sıradan insan derken bunların içine kendimi koymadığımı falan da düşümeyin. Evet tabiki bende onlardanım ama tek farkla ben bunun farkındayım.
Sabah ofise geldim bir baktım ki herkes başka hayaller içine girmiş. Sahibinden.com’a girip tekne fiyatı mı bakan arasınız, devre mülk araştıran mı yoksa bende bırakacağım bu şehri o adam(kim olduğunu sormayın Bozcaada da yaşayan işi gücü bırakıp oraya yerleşmiş bir adam işte) gibi deniz kenarına yerleşeceğim diyen mi istersiniz. Ofis bu fikirlere sahip onlarca adam/kadın doluydu.
Aslında inanamıyorum buna, yani hayatlarımız boyunca bunu en az yüzseksenmilyon defa düşünmedik mi?
Düşünmedik mi yoksa gerçekten?
Hayır ben düşünmedim Batu sen düşünmüşsün derseniz inanın anlarım ama düşündük. Ben bu şehirden kaçmayı yirmi yaşında düşündüm, noldu peki sonra? Bana benzeyen milyon tane insan gibi ben de yapamadım.
Bu noktada acaba diyorum insanlar gerçekten bunu ilk kez mi düşündü? Akıllarına bir kez bile gelmedi mi? Gelmediyse durum berbat.
Cevaptan inanın korkuyorum çünkü eğer bunu dedikleri gibi ilk kez düşünüyorlarsa. Bu aslında yaşamları boyunca bir kez bile kendilerini düşünmediler anlamı geliyor.
Korkutucu. Sanırım tek yaptıkları izlemek, televizyon gibi sadece izliyorlar kendi yaşamlarını ve sevdikleri bir şeyi gördüklerinde de o anlık sahip olmak istiyorlar.
Gerçi şöyle bir bakıyorum da ofise ve kendime bu yaşam tarzı içinde düşünmeye gerek yok zaten.
Hatta Allah muhafaza düşünmeyelim de diyesi geliyor insanın. Köpeğe dönmüş bir şekilde yapmamız gerekenleri yapıyoruz sadece. Kulübene git, kulübenden çık, nöbetini tut, mamanı ye, bir dişi bul ve üre.
Bana söyler misiniz gün içinde neyi düşünüyorsunuz?
Gerçekten bana bilmediğim bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Düşündüğünüz ya da yaptığınız orjinal fikirleriniz eylemleriniz var mı?
Şöyle sorayım aklınızda gerçekten bir fikir var mı şu an hayatınızla ilgili? Bana işlerinizden bahsetmeyin ben artık onları düşünerek yaptığımızı sanmıyorum. Ödenmesi gereken faturalar ya da ileriye dönük ev araba planları vesaire bunları da merak etmiyorum. Bana söyleyecek orjinal bir şeyleriniz var mı?
Varsa ben artık onları duymak ve görmek istiyorum. Çünkü bence bizler artık düşünmüyoruz. Reflekse dönmüş bitse de gitsek yaşamlar içindeyiz.
“Bugün” Bodruma, Bozcaadaya, Marmarise, Selimiyeye, Orhaniyeye, Antalyaya vesaireye yerleşmeyi planlayan herkesi bir hafta sonrada tekrar görmek ve ifadelerini almak istiyorum.
Ama biliyorum ki bugün o ergen, kedi gibi başına buyruk, isyankar, maceracı ruhu taşıyanları yarın hayatın sözde dayatmaları altında ezilirken bulacağım.
Sebepler hep farklı olacak, sen diyeceksin ki eşim istemiyor o diyecek ki annem yaşlı yalnız bırakamam, öbürü çocuğun okulunu bir diğeri almayı planladığı terfisini bahane olarak atacak öne.
Bunlar “orjinal fikirlerden de” klişe.
Bu sabah bir kez daha farkettim ki aslında varolmayan, düşünmeyen, yaşamayan, isteyip istediğinin peşinden gidemeyen hayali yaratıklarız. Hepsi bu. Abartılacak büyütülecek yüceltilecek hiç bir yanımız yok.
Bozcaada güzeldi evet ama biz orada yaşayacak insanlar değiliz. Biz köleyiz, kendi kendimizin kölesiyiz.
Görüşmek üzere.

1 yorum:

  • Adsız dedi ki...

    aynen öyleyiz...bir yandan da bu işten nasıl kurtulacağım diye düşünen;ama bir başka işinde dah iyi olmadığını...böyle bir döngü içinde yıllarını geçiren

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB