Cuma

23 Eylül 2011 Cuma 0 yorum
Bir başka muhteşem Cuma günü daha...
Çok emin değilim vucüdumda şuan fazla olan kan mı yoksa alkol mü?
Bu her Perşembe akşamı tekrar eden bir durum. Rutin olarak Perşembeleri komalık olana kadar içiyorum. Nedeni Cumanın gelişi, yani kutlama amaçlı. Her Cuma başımı toplantılardan zar zor kurtarabiliyor olsam da evet gerçekten kutlanacak bir gün bugün.
Uzun yıllar dostlarımla“en güzel hangi gün içilir” şeklinde yaptığımız gerek teorik gerekse pratik araştırmalar hep perşembe gününü işaret etti. Biz de mantıklı bir karar alıp düzenli uygulama safhasına geçtik.
Böylelikle hem Perşembe akşamları tatil havasında geçiyor hem Cuma günleri tam kendimizde olmadığımız için zaman su gibi akıyor iyiden iyiye keyifleniyorduk.
Hep derler ya anı yaşayın diye, sakın itimat etmeyin o lafa, şimdiyi zorlayın, onu tutup kendinize çekin ve genişletin, yarını bugünden yaşayın. (Perşembe günü alem yapılmasının altında yatan yüce felsefe işte budur.)
Cuma gününün biz ofis canlıları için yeri ve önemini söylemeye gerek yok, aslında hepimiz bugün için yaşıyoruz. Açıkçası ben Cumayı Cumartesiden daha çok seviyorum. Bana kalırsa Cuma başlayacak olan iyi zamanların müjdecisi Cumartesi ise Pazarın geldiğini hatırlatan karanlık tiz melankolik bir ses.
Cuma günü ofis uygulamaları(word excel değil tabi) da keza aynı şekilde diğer günlerden çok daha renkli;
En başta “fıri fıraydey”(serbest Cuma) yani kot-tişört giyiyoruz aslında benim donla gelesim var ama o kadar fıri(serbest) değil malesef. Ayrıca Cuma günü mutluluğunu benim gibi dolu dolu yaşayan pek çok başka insan daha var. Örneğin Aysel abla var her Cuma börek getiriyor, Kazım abi de cezerye alıyor, bunlar düzenli getirenler bir de spontan olanlar var ki onlarda sınır yok. Sarmadan kuru pastaya tiramisuya kadar uzanan geniş bir Cuma günü menümüz söz konusu. Akşamdan kalma olup Cuma gıda çılgınlığına kapılmak da ayrı bir keyif açıkçası.
Bugün küsler barışıyor, sevenler kavuşuyor, haftanın dört günü sus pus oturanlar bülbül gibi şakıyor gülüyor. Birikmiş işlerse adama hiç mi hiç koymuyor.
Akıllarımız bir karış havada bugün. On sekizlik genç aşıklar gibiyiz herbirimiz. Hava açık olmuş, kapalı olmuş bugün sorun değil. Bugün terkedilmek için bile güzel bir gün olabilir.
Bu, o kadar güzel bir gün ki nefret ettiğim iş arkadaşlarım bile bana melek görünüyor. Gerçi bunda alkolün de etkisi olabilir ama hayır öyle düşünmek istemiyorum bence insanlar bugün daha iyi kişiler oluyor.
En başta ben.
Mesela ben,bugün Dünyaya dikey füze atıp yüzeydeki yaşamı sona erdirmek istemiyorum aksine soyu tükenen pandalara sarılmak, ağaçta mahsur kalmış kedileri kurtarmak, cahillere alfabeyi öğretmek, evsizlere kurabiye pişirmek istiyorum.
Sadaka veresim bile geliyor bazı bazı.
Hatta şu an istiyorum ki bir kafes dolusu süt beyazı güvercinim olsun, açsam kafesin kapısını salsam dünyaya barışı dostluğu kardeşliği. (abarttım midem bulandı)
...
Yani diyorum ki bugün güzel bir gün.
Yalan olması, sahte olması, sanrı olması sakın üzmesin sizi bugün güzel bir gün. Birkaç saat sonra bu masalardan kalkıp gideceksiniz evet, ve hayır Pazartesi geri geleceğinizi lütfen düşünmeyin. Bu kısır döngünün sonsuza dek tekrarlanacağı gerçeğini de rica ediyorum aklınızdan çıkarın.
Yo hayır doğru değil sadece iki gününüz olduğu “yaşamak” için. Takılmayın bu safsatalara.
Siz bana güvenin içinizi ferah tutun, eve gidip kedinizi sevin söz veriyorum Pazartesi olmasa bile haftaya Cuma yine çok güzel bir gün olacak.
İyi tatiller.

0 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB