Ergen Çirkinliği

11 Ağustos 2011 Perşembe 2 yorum
Günaydınlar efendim,
İşte kusursuz bir Perşembe sabahında daha karşı karşıyayız. Yüksek ihtimal az sonra Maslak civarında nuh tufanı kopacak, o yüzden herkes hazırlıklı olsun dişisini erkeğini yanında tutsun malum kurtarma gemisinde yer az, sona kalan dona kalır. Neyse keselim zevzekliği ciddileşelim. Bugün konumuz biraz acımasız ama yapacak birşey yok gerçek gerçektir. Gencim güçlüyüm hızlıyım hemen konuya giriyorum, Konumuz ergen çirkinliği.
Nerden çıktı şimdi diyebilirsiniz hemen anlatayım, dün akşam saat 17:45 itibariyle evimde oturmuş güzel güzel şarabımı içiyordum ki, sokak penceresi önünde artık konuşan mı desem ağlaşan mı desem iki adet genç kız peydah oldu. Bıdır bıdır birşey konuşuyorlar, kızlardan biri çok mutsuz diğeri de onu avutmaya çalışıyor, velhasıl anladım ki ağlayan kız beğendiği çocuğa gitmiş ilanı aşk etmiş (bu son dönem çok olmaya başladı, eskiden biz yırtardık konuşcaz dökülücez diye) Çocuk da belli ki bunu reddetmiş(kesin utanmıştır) Kız ağlıyor ben çok “çikinim” diye, öbürü de yok değilsin çok güzelsin diyor. Usulca pencereye yanaştım ve göz ucuyla baktım tiplerine, tam tahmin ettiğim gibiydiler. Sabit ve otoriter bir ses tonuyla hakkaten fena çirkinmişsin dedim. Kızlar hüngür sümük kaçıp gittiler(bu ara kızları çok ağlatıyorum) oysa sözlerime devam edecektim... olmadı artık buraya kısmetmiş.
Başlıyorum;
Lütfen hiç kimse aklından çıkarmasın, insan ırkının en çirkin olduğu yaş 13-14 yaşlarıdır. Yeryüzünde ergenden daha çirkin bir insan varsa o da cesedi çürümek üzere olan insandır. Bu yaşta o derece çirkin olunur ki aslında maskeyle dolaşmak yerinde olacaktır. Aynı şekilde çevresinde ergen organizmalar bulunanlar da kusma torbasıyla dolaşırlarsa çevre temizliği ve toplum huzuru için daha faydalı olacaktır.
Bakınız sayın ergenler;
Biliyorum ki bu dönemde koca burunlu, sivilceli eble suratlarınız, ne üdüğü belirsiz göğüsleriniz(kızlar için)ve kırkayağa benzer ufak ufak çıkmaya çalışan bıyıklarınız(gözümde canlandırayım dedim midem kalktı) mevcut. Ve evet üzgünüm çünkü tıp bu yaşta sorunlarınıza çözüm olamıyor.
Size inanmadığım bir şeyi söyleyip, onlarla barışık olun demeyeceğim. Hatta hiç barışık olmayın. Hergün aynaya bakıp bakıp ağlayın, acı çekin, “Allam” benim neden tipim bu kadar bozuk diye isyan edin kendisine.
Kanaatimce bu yaş gerçeklerle yüzleşmek için ideal zamandır. Acıdan kaçılmaz, kaçılırsa güçlü olunmaz. Ne kadar erken enjekte ederseniz kendinize gerçekleri sizin için o kadar iyi olur.
Ayrıca bu dönemde anne babanızın güzel oğlum güzel kızım gibi hitaplarına seslenişlerine lütfen kulak asmayın zira siz güzel falan değilsiniz. Onlar siz üzülmeyin diye yalan söylüyor hepsi bu ve alıştırın kendinizi çünkü bunu hep yapacaklar. Size olan sevgileri sizi gerçeklerle yüzleştirmeye çekinmelerine neden oluyor. Bu kısımda anne babalara da bir tutam sözüm var.
Yapmayın. Bir çocuğu yalanlar içinde büyütmeyin. Yakışıklı prens güzel prenses masalları lütfen artık raflardan kaldırılsın ve yakılsın. Tüm başı bozukluğun sebebi inanın bunlar. Bir insan güzel olmak zorunda değildir.(ama olsa iyi olur hani) Bir insanın güzel olması onu değerli de yapmaz değersiz de. Bunu ona siz öğretmelisiniz. (yapamıyorsanız söyleyin ben yaparım)
Tamam anlıyorum kirpi yavrusunu pamuğum diye severmiş ama yapmayın, o kadar da değil abartmayın.
Çocuk güzelse bile bunu sürekli tekrar etmeyin.(ileride şımarıp bizim o ulaşamadığımız tiplere dönüşmesin) Bu bir paye, bir odak noktası olmamalı.
Çocukları yıllar yılı kandırıp durduk,(sırf size çok yüklenmeyeyim diye durduk diyorum) sırf bu konu da değil, her konuda kandırdık. O kadar yalan söylendi ki çocuklara asılsız beklentiler içine girdi hepsi. Saçma sapan büyüdüler, saçma sapan adamlar kadınlar oldular. Tüm değer yargıları onlara öğrettiğiniz safsatalara dönüştü. Anne baba dediğiniz şeyin amacı o çocuğu hayata karşı yetiştirmektir. Hayatın, sistemin, düzenin beklediği şey haline dönüştürmek değil. Siz ona derinliğin ne olduğunu göstermeli, dışına değil içine bakmasını öğretmeli, yeteneklerini anlamasına yardımcı olmalısınız.
Bu son sözlerim herkese,
Şahsım adına güzelliğe çok önem veriyorum ve bir o kadar da altındakini görebilmek için(yine yanlış anladınız içi güzelliği gibi düşünün) güzelliği görmezden gelmeye çalışıyorum. ( her zaman Monica Belluci konu dışıdır onu görmezden gelemiyorum)
Çirkinliğiyse önemsiyorum, insana özgürlük katan çirkinliktir. Zaten hayatta bir kez güzel oldunuz mu güzelliğin kölesi haline gelecek, her zaman güzel olmak zorunda hissedeceksiniz.
Adım gibi eminim ki, bugün, bu ergen halinizle çirkinlikten kırılan siz böcekler, yarın fazlasıyla güzel insanlar olacaksınız.(bakın mutlu olun diye genele yaydım)
O yüzden acele etmeyin.
Güzellik laneti sizi en geç onyedi onsekiz yaşınızda gelip bulacak. O geldiğindeyse diğer güzellerden farkınız dışınız değil içiniz olacak.
Biz yine şanslıyız kediler bu lanetle doğuyor.
Görüşmek üzere.

2 yorum:

 

©Copyright 2011 Taboo | TNB